Tarımsal girdi fiyatlarının nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 5,6, yıllık bzda ise yüzde 39 oranında arttığına dikkat çeken CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, tarım sektörünün giderek ağırlaşan maliyet yükü altında üretim yapmaya çalıştığını belirtti.

Nisan ayında yaşanan artışın özellikle enerji, gübre ve tarımsal ilaç fiyatlarından kaynaklandığını ifade eden Yıldız, enerji fiyatlarının yüzde 12,5, tarımsal ilaç fiyatlarının yüzde 12,1 ve gübre fiyatlarının yüzde 11,5 oranında yükseldiğini hatırlattı.

CHP’li Yıldız, yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye'nin dört bir yanında üreticilerimiz büyük fedakârlıklarla üretmeye devam ediyor. Ancak çiftçinin emeği her geçen gün biraz daha değersizleştiriliyor. Tarlaya ekilen tohumdan kullanılan gübreye, mazottan ilaca kadar her kalemde maliyetler hızla yükselirken üreticinin ürünü aynı hızla değer kazanmıyor. Sonuç olarak çiftçi daha çok çalışıyor, daha çok risk alıyor ama daha az kazanıyor.”

“GÜBRE VE ENERJİDEKİ ARTIŞ ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR”

Son bir yıllık verilere dikkat çeken CHP’li Yıldız, gübre fiyatlarının yüzde 62,8, enerji fiyatlarının yüzde 48,4, hayvan yeminin yüzde 37, tohum ve dikim materyalinin yüzde 35,9, veterinerlik harcamalarının ise yüzde 36 oranında arttığını belirtti.

“Üretimin en temel girdilerinde yaşanan bu artışlar karşısında çiftçinin ayakta kalması her geçen gün zorlaşıyor. Gübreye gelen yüzde 62’yi aşan zam, yalnızca çiftçinin maliyetini artırmıyor; gelecekteki üretimi de tehdit ediyor. Çünkü çiftçi gübre kullanımını azaltmak zorunda kalıyor. Bu da verim kaybı, gelir kaybı ve daha pahalı gıda anlamına geliyor.”

“ÇİFTÇİ KAZANAMIYOR, TÜKETİCİ DE UCUZ GIDAYA ULAŞAMIYOR”

Tarımdaki maliyet krizinin yalnızca üreticileri değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirten Yıldız, “Bugün markette, pazarda yaşanan yüksek fiyatların temelinde üretim maliyetleri yatıyor. Çiftçi kazanamıyor, tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamıyor. Arada kazanan yok, kaybeden ise hem üretici hem vatandaş oluyor” dedi.

Yıldız, yanlış tarım politikalarının yıllardır üreticiyi desteklemek yerine yalnız bıraktığına dikkat çekerek, “Çiftçimiz alın teriyle üretim yapıyor. Ancak iktidar üreticinin sesini duymak yerine günü kurtarmaya yönelik politikalarla sorunları ötelemeyi tercih ediyor. Tarımda yaşanan sorunların üzeri istatistiklerle örtülemez. Gerçek tabloyu tarladaki üretici de, pazardaki vatandaş da görüyor” ifadelerini kullandı.

“ÜRETEN ÇİFTÇİYİ DESTEKLEMEK MİLLİ BİR SORUMLULUKTUR”

Tarımın stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Yıldız, üreticilerin desteklenmesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ulusal bir gereklilik olduğunu belirtti.

“Gıda arz güvenliği, güçlü bir tarım sektörüyle mümkündür. Çiftçisini koruyamayan ülkeler, gelecekte gıda krizleriyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle mazot, gübre, yem ve enerji başta olmak üzere temel girdilerde çiftçiye nefes aldıracak destekler sağlanmalı, üretim planlaması bilimsel temelde yapılmalı ve üreticinin emeğinin karşılığını alacağı bir sistem kurulmalıdır.

Çiftçimiz yalnız değildir. Toprağına sahip çıkan, üreten ve ülkesini doyuran üreticilerimizin yanında olmaya, onların sesi olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki güçlü tarım, güçlü ekonomi; güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”