Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Meral Seçer, ‘Akdeniz’in Mirası, Toprağın Kimliği’ sloganıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programına katıldı.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi, Mersinden Kadın Kooperatifi, Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi (ACİMER), Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) ve Slow Food Türkiye’nin katkılarıyla gerçekleştirilen program, Mersin’in coğrafi işaretli yerel ürünlerinin korunması, tanıtılması ve sürdürülebilir kalkınma açısından değerlendirilmesi amacıyla düzenlendi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen programa Başkan Seçer yanı sıra; Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile eşi Gökçen Çakır, YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, siyasal parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, oda ve dernek temsilcileri, akademisyenler, kooperatif temsilcileri ve üreticiler katıldı.
Üreticiler, kooperatifler, kamu kurumları, akademisyenler, gastronomi temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren program, coğrafi işaretlerin bütüncül bir kalkınma aracı olduğuna dair ortak farkındalık oluşturulması hedefiyle gerçekleştirildi. Programda; Mersin’in hafızasını, üretim kültürünü, toprağın karakterini, kuşaklar arası birikimi koruyan araçlardan olan 24 coğrafi işaretli ürün tanıtılırken aynı zamanda coğrafi işaret tescil başvurusu yapılan 12 ürünün de detaylarına yer verildi.
Başkan Seçer: “Mersin, 2026 dünyasında adeta bir kültürel mozaik ve huzur ortamı yaratan bir renk cümbüşü”
Üreticiler tarafından yoğun ilgi ve sevgiyle karşılaşan Başkan Seçer, programın açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında üreticilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği olan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkürlerini iletti. Organizasyonun bölge için önemli bir toplantı olduğuna değinen Başkan Seçer, Mersin’in tarih ve kültürel birikim üzerine kurulu bir şehir olduğunun vurgusunu yaptı.
Seçer, kentin tarihsel ve stratejik önemine dikkat çekerek, Mersin’in yaklaşık 200 yıl önce küçük bir balıkçı yerleşimi olduğunu hatırlattı. Mersin’in Doğu Akdeniz çanağının en önemli bölgesinde olduğunu belirten ve aradan geçen süre boyunca kentin gelişimini sürdürdüğünü söyleyen Seçer, Mersin Limanı’nın da şehrin her döneminde taşıdığı öneme dikkat çekti. Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir köşesinden insanların Mersin’e daha iyi bir gelecek yaratma adına göç ettiklerinden bahseden Seçer, “Mersin; 2026 dünyasında birçok kültürün bir potada eridiği, müthiş bir sinerji ve huzur ortamının olduğu kültürel mozaik ve renk cümbüşü durumuna erişiyor. Bu büyük bir servet” dedi ve Mersin’de yaşamaktan mutluluk duyduklarının altını çizdi.
Seçer, kentin zengin gastronomisine vurgu yaptı
Mersin’in öz değerlerinin çok fazla olduğunu dile getiren Seçer, kentteki gastronomi kültürünün de çeşitliliğine vurgu yaptı. Kentte yaşayan farklı kültürlerle birlikte ortaya çıkan zenginlikten söz eden Seçer, “Yörük, Arap, Kürt, Balkan ve Kafkas kültürleri; hepsi burada. Bütün bunlar zengin bir gastronomi yaratıyor. Dünyanın en değerli mikro-klima iklimine ve topraklarına sahibiz. Dünyanın en değerli ve pazar değeri yüksek ürünleri bu bölgede yetişiyor. Türkiye, endemik bitki türüne sahiplik açısından da dünyanın en zengin coğrafyalarından biridir” ifadelerine yer verdi.
“Ürünlerimize değer katmamız ve hikâyesini yazmamız gerekiyor”
Tarımsal üretim olarak temel ihtiyaç maddelerinin birçoğunun ana vatanının Mezopotamya bölgesi olduğunu sözlerine ekleyen Seçer, “Toros Dağları’nın bize sunduğu zenginliği görmemek, inkar etmek mümkün değil. Toros Dağları’na çıkın dünyanın birçok yerinde olmayan endemik bitkiler görürsünüz ve değerlendirebilirseniz bunların bugünkü dünyada ekonomik değeri çok yüksek. Muzunuz, Tarsus Beyaz Üzümünüz, Tarsus İnciriniz, Mut Zeytininiz ve Mut Kayısınız var. Her şey güzel. Her şey var ama sadece üretmekle olmuyor. Buna bir değer katmak, bir hikâye yazmak gerekiyor. Bugünkü toplantının amacı budur. Bizim öz değerlerimize noter tasdiki vurmak, ‘Taklitlerinden sakının!’ demek gerekiyor. Dünyanın her pazarında satılan bu bölgenin ürünlerinin, bu bölgeye ait olduğu gerçeğini oradaki tüketicilere sunmak ve onları cazibeli ürün haline getirmeliyiz” dedi.
“Mersinimizin değerlerini açığa çıkarmamız lazım”
Mersinden Kadın Kooperatifi’nin Türkiye’nin farklı yerlerinde düzenlenen benzer toplantılara iştirak edip, yakından takip ettiğini kaydeden Seçer, “Mersin’de neden 24 coğrafi işaret tescili olan ürün olsun, neden 124 olmasın? Bizim için Anadolu topraklarının her köşesi kutsal ve değerli. Ama Mersinimizin değerlerini de açığa çıkarmamız lazım” diye belirtti.
“2026 yılında tarımsal destek bütçesini yüzde 71 artırdık”
Mersin Büyükşehir olarak göreve geldikleri günden bugüne, bölgenin bir tarım, kültür ve tarih şehri olduğunun farkında olduklarını vurgulayan Seçer, yatırım programlarını ve kente dair projeksiyonları yaparken de bu gerçeklerle hareket ettiklerini söyledi. Büyükşehir olarak tarıma çok değerli katkılar sunduklarına dikkat çeken Seçer, özellikle üretici kadınlara büyük önem gösterdiklerini kaydetti. Seçer, fide-fidan, alet-ekipman, sulama borusu, arıcılık, balıkçılık gibi tarıma dair pek çok üretim kaleminde desteklerinin mevcut olduğunu söyleyerek, “Örneğin Güneş Enerji Santrali (GES) teknolojileri için 2024 seçimlerinden sonra yeni bir projemizi uygulamaya aldık. Kooperatiflerimize; ‘Siz ürünlerinizi sulamak için güneş enerjisini kullanın, yaptığınız yatırımların yüzde 50’sini biz verelim’ diyoruz” dedi. Üretime ve üreticiye verdikleri önemin, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bütçesindeki artış ile de gözlemlenebileceğini vurgulayan Seçer, “2025 yılında tarımsal desteklere 215 milyon lira kaynak ayırmıştık. 2026 yılında bu rakamı yüzde 71 artırarak 367 milyon liraya çıkardık” dedi.
Yerel kalkınmanın kurumlar arası iş birliğiyle mümkün olduğunu vurgulayan Seçer, merkezi yönetime bağlı kurumlar, odalar, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin ortak hareket etmesinin önemine işaret etti. Seçer, “Bizim arzu ettiğimiz, merkezi hükümetin kendi partisinden olsun ya da olmasın bütün yerel yönetimlerle iş birliğine açık olmasıdır. Yerel yönetimler de bir kamu kurumudur. Sivil toplum kuruluşlarıyla, odalarla, bütün kurumlarla iş birliği yapmamız lazım. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Birlikten güç doğar” diye konuştu.
Siyasi görüş ayrılıklarının ortak çalışma kültürüne engel olmaması gerektiğini ifade eden Seçer, “Siyasi görüşümüz ne olursa olsun biz bu ülkenin insanıyız. Aynı şanlı bayrağın altında yaşıyoruz. Aynı toprakları vatan edinmişiz. Bu bilinçle birbirimizin elini tuttuktan sonra bizim önümüzde hiçbir güç durabilir mi? Türkiye’nin daha demokratik ve refah içinde bir ülke olması için hep beraber çalışacağız. Millet olmazsa devlet olmaz. Güçlü bir devlet olmazsa bağımsız, hür bir millet olmaz. Mustafa Kemal Atatürk bu sözleri bir asır önce söylemiş” ifadelerini kullandı.
Seçer, yakın dönemde hayata geçirilen örnek projelerden söz ederek, Hamzabeyli Köyümüz Atölye projesinin çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Kadın kooperatifleri, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ziraat Odası ve Tarım İl Müdürlüğü iş birliğiyle coğrafi işaret tescilli ürünlerin ekonomiye kazandırıldığını anlatan Seçer, Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından coğrafi işaret tescili alınan kan portakalının, Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de katma değerli ürünlere dönüştürüldüğünü söyledi. Seçer, “Kadınlar başta olmak üzere, üreticilerimiz oraya randevu usulüyle gidiyor. Kimileri kan portakalının reçelini yapıyor, kimileri dilimliyor ve makinelerde kurutuyor, kurutulmuş meyve olarak paketliyor sonra da damgasını, tescilini vuruyor. Coğrafi işaret tescilli ürün, katma değer kazanıyor ve pazara sunuluyor” dedi.
“Üretimin değerinin, alın terinin ve helal kazancın ne olduğunu gayet iyi biliyoruz”
Doğal ve geleneksel ürünlerin korunmasının önemine değinen Seçer, verim artışıyla birlikte bazı ürünlerin özgün özelliklerini kaybettiğini de dile getirerek, “Artık dünya ve tarım teknolojileri değişti. Çocukluğumuzdaki portakalın, elmanın tadını alamıyoruz. Çocukluğumuzda aldığımız tadı, rayihayı tekrar alabilmek için bizim bu ürünlerimizin tescilini yaptırıp, üreterek pazara sunmamız lazım. Emin olun aynı geliri elde edebiliriz” diye konuştu. Mersin’de geleneksel ürünlerin yeniden üretime kazandırılması için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Seçer, Silifke’nin sarı buğdayı, Gülnar’ın nohutu ve Leklek fasulyesi gibi örneklerle bu sürecin sürdüğünü ifade etti. Konuşmasının sonunda üreticilere seslenen Seçer, “Biz sizler için varız. Üretimin değerinin, alın terinin ve helal kazancın ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Yanınızdayız. Birlikte çalışacak ve Mersin’i çok daha iyi yerlere getireceğiz” dedi.
Çakır: “Coğrafi işaretler kent gastronomisini ve kent turizmini besleyen çok önemli bir değerimiz”
MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca üreticiyi değil tüketiciyi ve yerel değerleri de koruyan önemli bir mekanizma olduğunu belirterek, bu tescillerin kentlerin marka değerine ve ihracat potansiyeline katkı sunduğunu söyledi. Çakır, “Geleneksel ve yöresel ürünlerimizi doğru şekilde tescil altına aldığımız zaman aslında kentimize çok güzel bir marka değeri kazandırıyoruz. Coğrafi işaretler; kent gastronomisini ve turizmini besleyen çok önemli değerlerdir” diye konuştu. Coğrafi işaretlerin aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına katkı sunduğunu belirten Çakır, bu süreçte ürünlerin tariflerinin kayıt altına alınmasının nesilden nesile aktarımı sağladığını söyledi. Bozyazı Kavutu’nu örnek gösteren Çakır, “Katma değerli ürün dediğimiz, bir hikâyesi olan ürünlerdir. Bunun güzel de bir hikâyesini yazdığımız zaman biz bunları yurt dışında satabilme avantajı sağlayabiliriz” dedi.
Prof. Dr. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürünlerin öyküsünü üreticilerle paylaştı
Başkan Seçer, açılış konuşmalarının ardından YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Gelenekten Geleceğe: Coğrafi İşaretler ve Türkiye’nin Yol Haritası’ başlıklı açılış konferansına katıldı. ACİMER Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferansta konuşan Prof. Dr. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürünlerin değerini ve geçmişten bugüne hikâyesini aktardı. Coğrafi işaretli ürünlere ve Türkiye’de gelişim sürecine dair deneyimlerini Mersinli üreticiler ile paylaşmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, Türkiye’nin bin 806 adet coğrafi işaretli ürününe dair konuştu. Mersin’in öz değerlerine ve yerel lezzetlerine değinen Prof. Dr. Tekelioğlu, tescil işlemlerinin üreticiler arasında adil bir süreç yarattığını da vurguladı.
Konferansın tamamlanmasının ardından Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer tarafından Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu’na iğne oyasından yapılan teşekkür plaketi takdim edildi. Açılış programı toplu fotoğraf çekimi ile sona ererken; Başkan Seçer ile Meral Seçer, üretici kadınların çiçekleri ile uğurlandı.