TGC Yönetim Kurulu 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. Türkiye’deki demokratik gerilemenin nedeninin basın özgürlüğünün engellenmesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada şu görüşler yer aldı:

“BM Genel Kurulu’nun 1993 yılında aldığı bir karar ile 3 Mayıs tüm dünyada Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanıyor. Otoriter liderlerin ve yönetimlerin hakim olduğu ülkelerde ise basın özgürlüğü kan kaybetmeye devam ediyor. Düşünce Kuruluşu Freedom House‘un yayımladığı 2023 Dünyada Özgürlük Raporu’nda, Türkiye özgürlük puanında son 10 yılda en fazla düşüş yaşayan ülkeler arasında bu yıl beşinci sırada yer alıyor.

Seçime giderken daha da görünür hale gelen Türkiye’deki demokratik gerilemede, haberin serbest dolaşımının yayın yasakları ve sansürle engellenmesi, gazetecilere yönelik yıldırma, şiddet, gözaltı ve tutuklamalar büyük rol oynuyor. İktidar tarafından gazeteciler suçlu, haber suç olarak görülüyor. Yazdıkları haberler nedeniyle 42 meslektaşımız cezaevlerinde tutuluyor. 2023 yılında da 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü yine bu olumsuz koşullarda karşılıyoruz. Güneydoğu'da görev yapan gazetecilere yönelik baskı ve gözaltılar devam ediyor. Son olarak gözaltına alınan 10 gazeteciden Abdurrahman Gök, Beritan Canözer, Mehmet Şah Oruç ve Remzi Akkaya tutuklandı. Sadece 1 Mayıs Dünya İşçi ve Emekçiler Bayramı’nı takip eden meslektaşlarımızın yaşadıkları bile gazeteciler üzerinde nasıl ağır bir baskı uygulandığını ortaya koyuyor.

#1Mayıs2023‘te Taksim ve Beşiktaş’ta görev yapan gazetecilerden Zeynep Kuray darpla gözaltına alınıp bırakıldı. Gazeteciler Bülent Kılıç, Sultan Eylem Keleş, Gencer Keten ve Hazar Dost saldırıya uğradı.

Seçime giderken demokrasinin yeşerdiği, cezaevlerinde gazetecisi bulunmayan aydınlık ve barışçıl bir ülkede gazetecilik yapmayı diliyoruz. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesleğini tüm zorluklara rağmen evrensel gazetecilik ilkeleriyle ve özveriyle yapan bütün gazetecilere kutlu olsun.”